Human is Human, Machine is Machine

Anasayfa > Kale > Human is Human, Machine is Machine

Batının tabiat bilimlerinde uyguladıları yöntemlerle sosyal bilimler alanını tetkik etmeye çalışması; insanı sadece duyusal verilerle incelenen, istatistiki verilere tabi tutulan bir varlık konumuna indirgemiştir. Bu sığ konjektür daha da öteye giderek ruhu yok sayma cehaletine kapılıp insanı ‘rutübetli makina’ olarak tanımlayabilme cüretini göstermiştir. Üstelik 1700’lerde Linne tarafından sistematize edilen bu biyomekanik sınıflandırma yöntemi günümüzde hala kullanımdadır. Bu husus batı metodolojisinin ilk önemli eksikliğidir. İnsanın diğer boyutu olan ruhun yok sayılması bunları besleyen dini ve geleneksel değerlerin belirleyiciliğini görmezden gelmek demektir. Neyseki yine kendi içlerinden birileri çıkıp ‘Human is human, machine is machine’ diyebilmiştir. Yani insan insandır, makina makinadır.